Reklam
Vakıf Katılım
Tarih : 2026-07-10 07:36:58

ABD istihdamı, Çin enflasyonu ve jeopolitik riskler piyasaların odağında

A1 Capital tarafından yayımlanan günlük bültende, ABD'de istihdamın dirençli görünümünü koruduğu, Çin'de üretici enflasyonunun maliyet baskılarını yeniden gündeme taşıdığı ve jeopolitik risklerin petrol, tahvil ve altın fiyatlamaları üzerinden etkisini sürdürdüğü belirtildi. Türkiye tarafında ise BIST'te risk azaltma eğiliminin, tahvil piyasasında yüksek faiz dengesinin ve TL varlıklarda seçici duruşun öne çıktığı ifade edildi.

Bültende, ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvurularının 4 Temmuz haftasında 215 bin olarak gerçekleştiği, önceki hafta bu rakamın 217 bin olduğu aktarıldı. Devam eden başvuruların ise 1,814 milyon seviyesine yükseldiği belirtilirken, işten çıkarmaların düşük seviyelerde kalmasının ekonomide sert bir yavaşlama olmadığını gösterdiği, buna karşın devam eden başvurulardaki artışın işini kaybedenlerin yeni iş bulmasının zorlaştığına işaret ettiği kaydedildi.

Bu görünümün Fed'e "acele gevşeme alanı yok" mesajı verdiği ifade edilen bültende, tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareketlerin sınırlı kalabileceği, güçlü istihdamın hisse piyasalarında büyüme beklentilerini desteklerken faiz hassasiyeti yüksek teknoloji hisselerinde dalgalanmaya neden olabileceği değerlendirildi.

Almanya'da sanayi üretiminin mayıs ayında aylık yüzde 0,9 arttığı, enerji ve inşaat hariç sanayi üretiminin yüzde 0,8, sermaye malı üretiminin ise yüzde 1,3 yükseldiği aktarıldı. Sanayide toparlanma sinyallerinin Avrupa büyümesi açısından sınırlı da olsa olumlu olduğu belirtilirken, sanayi, otomotiv, makine ve ihracatçı şirket hisseleri için destekleyici bir görünüm sunduğu ifade edildi. Ancak enerji fiyatları ve jeopolitik risklerin Avrupa tahvil faizlerini yukarı yönlü etkileyerek hisse piyasalarındaki olumlu etkinin sınırlanmasına neden olabileceği kaydedildi.

Çin'de haziran ayında TÜFE'nin yıllık yüzde 1,0, çekirdek TÜFE'nin de yüzde 1,0 arttığı, aylık TÜFE'nin ise yüzde 0,3 gerilediği bildirildi. Üretici Fiyat Endeksi'nin yıllık yüzde 4,1 yükseldiği belirtilen bültende, tüketici talebinin güçlü olmamasına karşın üretici maliyetlerindeki artışın küresel enflasyon açısından maliyet baskılarının yeniden güçlendiğine işaret ettiği ifade edildi. Bunun da ABD ve Avrupa tahvil faizlerinde kalıcı düşüş beklentilerini zayıflattığı aktarıldı.

Fed üyelerinin enflasyon konusunda temkinli duruşunu sürdürdüğü belirtilen bültende, enerji fiyatları ve iş gücü piyasasına ilişkin gelişmelerin yakından izlendiği, faiz indirimi beklentilerinin tamamen ortadan kalkmadığı ancak zamanlamasının ötelendiği ifade edildi. Bu nedenle ABD tahvil faizlerindeki geri çekilmenin sınırlı kaldığı, doların güçlü görünümünü koruduğu, altın ile gelişen ülke varlıklarının ise Fed mesajlarına duyarlı kalmayı sürdürdüğü kaydedildi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) tutanaklarında ise enerji, ücretler ve hizmet fiyatları nedeniyle enflasyon konusunda temkinli duruşun korunduğu aktarıldı. Enflasyonun hedefe yaklaştığı ancak risklerin sürdüğü belirtilirken, ECB'nin de Fed gibi hızlı bir parasal gevşeme konusunda aceleci olmadığı ve Avrupa tahvil faizlerinde kalıcı düşüşün kolay görünmediği ifade edildi.

Yurt içinde ise TÜİK verilerine göre inşaat maliyet endeksinin mayıs ayında aylık yüzde 1,87, yıllık yüzde 29,84 arttığı bildirildi. Malzeme endeksinin aylık yüzde 1,77, işçilik endeksinin ise yüzde 2,04 yükseldiği belirtilirken, maliyet enflasyonunun canlılığını koruduğu, özellikle konut, altyapı ve taahhüt sektörlerinde marj baskısının sürdüğü kaydedildi. İşçilik maliyetlerindeki artışın hizmet enflasyonundaki katılığın devam ettiğini gösterdiği, bunun gayrimenkul ve inşaat şirketlerinde maliyet yönetimini daha önemli hale getirdiği, bankalar açısından ise konut kredisi talebinin sınırlı kalabileceği ve tahvil piyasasında enflasyon beklentilerinin hızlı gevşemesini zorlaştırabileceği ifade edildi.

Bültende, TCMB'nin menkul kıymet istatistiklerine göre 3 Temmuz haftasında yabancı yatırımcıların hisse senedinde 11,5 milyon dolar net alım yaptığı, Devlet İç Borçlanma Senetleri'nde (DİBS) ise 572 milyon dolar net alım gerçekleştirdiği aktarıldı. Bu görünümün, yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına ilgisini sürdürmekle birlikte tercihini hisse senetlerinden ziyade yüksek reel getiri potansiyeli sunan TL tahvillerden yana kullandığına işaret ettiği belirtildi.

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 AZBR Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.