Reklam
Vakıfbank 970x250
Tarih : 2026-02-28 18:05:48

"Çin’in Japonya’nın yeniden silahlanmasına karşı önlemleri dünya yararına"

CGTN yazarı Chen Tingyao'nun haberine göre,  Çin Ticaret Bakanlığı, 24 Şubat günü 20 Japon şirketinin ihracat kontrolü listesine ve 20 Japon şirketinin de izleme listesine dahil edildiğini açıkladı.

Çin, bir ay önce Japonya’ya çift kullanımlı ürünlere ihracat kontrolünü güçlendirme yönünde yaptığı duyurunun ardından bir kez daha karşılık tedbirleri aldı. Çin’in bu tedbirleri, Japonya'nın "yeniden silahlanmayı" hızlandırmasını ve nükleer silah edinme girişimlerini önlemeyi, bölgesel ve küresel barışı korumayı amaçlıyor.

Analistler, Çin’in tedbirlerinin meşru, makul ve yasal olduğunu, dünyanın beklentilerine ve çıkarlarına hizmet etmenin yanı sıra sorumlu bir büyük ülkenin tarihi sorumluluğunu yansıttığına dikkat çekti.

Japon savunma şirketlerinin mevcut faaliyetleri dikkate alındığında, bu kuruluşlara yaptırım uygulanması kaçınılmazdır. İhracat kontrolü listesinde yer alan Mitsubishi Ağır Sanayi Şirketi ve Kawasaki Ağır Sanayi Şirketi gibi şirketler, Japon militarizminin "savaş mirası"dır. İkinci Dünya Savaşı sırasında saldırı silahlarının üretiminde kilit rol oynayan bu şirketler, şimdi de Japonya'nın "yeniden silahlanmasında" öncü güç haline geldi. Eylemleri, bölgesel güvenlik kırmızı çizgilerini çoktan aşmıştır.

İkincisi Takaiçi Sanae yönetiminin güvenlik alanında giderek daha riskli adımlar atması göz önüne alındığında, Çin'in karşılık tedbirleri hukuka ve yönetmeliklere uygundur.

Sorumlu bir büyük güç olarak Çin, Japonya'nın askerî genişleme amaçlarını sınırlamak için uluslararası kabul görmüş kuralları kullanmakta ve Japonya'nın saldırgan ve agresif askerî konuşlanma girişimlerini engellemek amacıyla yüksek riskli hedeflere yönelik çift kullanımlı ürünlerin ihracatına yönelik hassas kontroller uygulamaktadır. Bu tedbirler tamamen haklı, gerekli ve makuldür.

Üçüncü olarak, bölgesel ve küresel barışın korunması açısından, Çin’in eylemleri uluslararası toplumun beklentileriyle uyumludur.

Japonya'nın "yeniden silahlanmasının" arkasında tam anlamıyla hesaplaşılmamış bir saldırganlık geçmişi bulunmaktadır. Saldırganlık geçmişi üzerine derinlemesine düşünemeyen bir ülkenin kapsamlı askerî genişlemeye yönelmesi, yalnızca kendi içinde halkın refahının zayıflamasına, ekonomik gerilemeye ve toplumsal bölünmeye yol açmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgesel silahlanma yarışını tetikleyerek küresel nükleer silahların yayılmasını önleme sistemini sarsacak ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzeni zedeleyecektir. Bunun tehlikesi apaçık ortadadır.

İkinci Dünya Savaşı'nın galip devletlerinden biri ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak Çin'in, Japonya'nın "yeniden silahlanma" ve nükleer silah edinme girişimlerine getirdiği kısıtlamalar, tarihe, bugüne ve daha da önemlisi geleceğe karşı bir sorumluluktur.

Şunu belirtmek gerekir ki, Çin'in Japonya'ya yönelik ihracat kontrolü önlemleri, uluslararası hukuka ve teamüllere tamamen uygundur ve yalnızca Japonya’nın askeri genişlemesine katılan az sayıda kuruluşu hedef almaktadır. Bu önlemler, Çin ve Japonya arasındaki normal ekonomik ve ticari ilişkileri etkilememektedir.

Çin'in Japonya'ya yönelik ihracat kontrolü tedbirleri, ekonomik bir misilleme değil, bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden Japonya'nın askerî provokasyonlarına karşı güçlü bir önlem ve Japonya’nın "yeniden silahlanmasını" dizginlemenin etkili bir yoludur.

Japon hükümeti, askerî genişleme arayışının ve savaş sonrası uluslararası düzeni aşarak militarizmi yeniden canlandırma girişiminin, halkı yeniden çıkmaza sürükleyeceğini açıkça görmelidir.

Uluslararası toplum da Japon militarizminin yeniden canlanmasını önlemek, İkinci Dünya Savaşı'ndaki zaferin sonuçlarını korumak ve dünyanın barış ve refahını güvence altına almak için birlikte çaba harcamalıdır.

 

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 AZBR Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.