“Sürdürülebilir Madencilik ve Çevre Çalıştayı” başladı

by azxbr
0 comment

Madenciliğin Yol Haritası’nda“Maksimum İşbirliği, Yüksek Katmadeğer ve Sürdürülebilirlik” var!

Mimar ve Mühendisler Grubu’nun birincisini Ankara’da Enerji Bakanlığı himayelerinde düzenlediği “Sürdürülebilir Madencilik ve Çevre Çalıştayı”, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı ile birlikte kamu, özel sektör, dernek ve birlikler olmak üzere tüm paydaşlardan önde gelen isimlerin katılımlarıyla Sheraton Ankara’da başladı. 8-9 Şubat tarihlerinde düzenlenen ve iki gün sürecek olan bu çalıştay madenciliğin sürdürülebilirlik yol haritasına değerli katkılarda bulunacak.

“Madenlerimizi kıymetli ürün olarak ihraç edelim”

Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Bülent Şen, “Mimar ve Mühendisler Grubu olarak gerçekleştirmiş olduğumuz pek çok önemli etkinliğimizden biri olan “Sürdürülebilir Madencilik ve Çevre Çalıştayı” programımızda Madenciliğin Sürdürülebilirlik Yol Haritası’na değerli katkılarda bulunmak üzere tüm paydaşlar olarak bir aradayız. Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan madencilik, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren büyük bir ilerleme kaydetti. Sanayi ve ticari sektörlerde doğrudan veya dolaylı girdi olarak kullanılan madenlere olan ihtiyaç, sanayinin gelişmesine bağlı olarak büyük oranda artış gösterdi. Artık madenler, ulusal ve uluslararası politikaları belirlemekte. Yüksek katma değer yaratan, ülke sanayimizin gelişimine ve istihdamın çözümüne önemli katkılar sağlayan madenlerimizin “tükenen” kaynaklar olması, madenlerin en verimli şekilde değerlendirilmesi konusunu da beraberinde getirmekte.  Ülkemizin üzerinde bulunduğu jeolojik kuşak düşünüldüğünde, birçok önemli maden çeşidi ve rezervine sahibiz. Ülkemizde 70’in üzerinde mineralin üretimi yapılmaktadır. Mineral çeşitliliği açısından dünyada 10. sırada, üretim bakımından 27. sırada yer almaktayız. Dünya piyasalarında önemli 90 çeşit mineralden 77 tanesi ülkemizde bulunmakta. Ancak ülkemizin sadece zengin maden kaynaklarına sahip olması yeterli değil. Bu madenlerin zaman geçirilmeksizin etkin bir biçimde işletilmesiyle oluşturulan katma değerin acilen ekonomiye kazandırılması da gerekmekte. Yüksek ekonomik değer sağlayacak şekilde; ithal girdi olarak değil, ülkemize kaynak sağlayacak her türlü yer altı zenginliğinin işlenerek ve üretilerek toplumumuzun hizmetine sunulması gerekir. Maden kaynaklarımızın verimli bir şekilde kullanımı, bu kaynakların âtıl durumda bırakılmaması ve en kısa sürede üretilerek sanayiye sunulması, ülkemizin ekonomisiyle birlikte istihdama da çok olumlu katkılar sağlayacak. Bu nedenle, ülkemizin maden ihtiyacını karşılayabilmek, dışa bağımlılığı azaltabilmek için sürdürülebilir bir maden üretimini gerçekleştirmek zorundayız. Bu amaca, sürdürülebilir bir çevre, insan sağlığı ve sürdürülebilir üretim zincirini iyi yöneterek ulaşabiliriz” dedi.

“Milli Enerji ve Maden Politikası Stratejisi” ile rekora imza attık”

Dünya genelinde yılda 10 milyar ton olan maden üretimi ve üretilen bu madenlerden de yaklaşık 1.5 trilyon dolar değerinde ekonomik hacim oluştuğuna dikkat çeken Bülent Şen, “Üretilen madenlerin yüzde 10’u metalik madenler, yüzde 15’i endüstriyel ham maddeler ve yüzde 75’i enerji ham maddeleri olarak şekillenmekte. Küresel piyasalardaki gelişmeler, özellikle metalik cevherlerin ihracatı üzerinde etkili olmakta. Günümüzde dünya piyasalarındaki elverişli ekonomik konjonktür, madenciliğimize önemli fırsatlar sunmakta. Gelişmekte olan ülkelerin hızlı büyüme eğilimleri, dünya maden piyasasını etkileyerek maden fiyatlarında artışlara neden olmakta. Dünyanın önde gelen gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri, kendi ham madde yönetimi stratejilerini geliştirip uygulamakta. Bu durum ülkemizin de madencilik faaliyetlerinde stratejiler geliştirmesi gerekliliğini ortaya koymakta. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’mızınnın açıkladığı “Milli Enerji ve Maden Politikası Stratejisi” çerçevesinde, özellikle son 5 yılda madencilik sektörü üretim ve ihracatında çok önemli artışlar kaydetti. 2021 yılında madencilik sektöründe ülkemiz 5.9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek rekora imza attı” dedi.

Çin ve Kanada örneği ile “Kaynak Milliyetçiliği” ve
maden sahaları teknolojisi öne çıkıyor

2017 yılında Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping’in Çin’in en önemli “Nadir Toprak Elementleri” sahası olan Baotou’da yaptığı açıklamaya değinen Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Bülent Şen, “Çin nadir elementlerin ihracatını yasakladığını duyurdu ve bu elementleri kritik ürünler olarak ilan etti. İleri teknolojik ürünlere ham madde olan bu mineraller ülkeler arası siyasette belirleyici aktör olarak kullanılmaya başlandı. “Pandemi“ süreciyle birlikte ileri teknolojinin ham maddesi olan stratejik madenlere olan ihtiyacın artması, ülkeleri “kaynak milliyetçiliği”ne yönlendirdi. Ülkelerin maden politikaları ve stratejilerinde yeni bir döneme girildi. Dolayısıyla ülke olarak biz, istihdam, ekonomi ve ülkemizin gelişmesine doğrudan etkisi olan madenlerimizin üretilmesi ve sanayiye kazandırılmasını son derece önemli bir konu olarak görüyoruz. Ankara’da iki gün sürecek çalıştayımızda “Ülkemizin Maden Potansiyeli ve Değerlendirme Stratejileri”, “Sürdürülebilir Madencilik ve Çevresel Etkileri” ve “Madencilikte Yeni Dönemin Kodları” başlıkları altında sektörün en önemli konuları 3 ayrı oturumda çok değerli moderatör ve panelistler tarafından tartışılacak, değerlendirmeler yapılacak. Ayrıca “Türk Madencilik Sektöründe Sürdürülebilirliğe Doğru” başlığıyla Kanada Türk İş Konseyi Yönetici Direktörü Mike Wart da “Türk Madencilik Sektöründe Sürdürülebilirliğe Doğru” başlığı ile vizyonumuzu daha da genişleten bir konuşma gerçekleştirdi. Bu çalıştayın sonuç raporunu da Mimar ve Mühendisler Grubu olarak hazırlayacak ve ilgili kurumlarla da paylaşacağız” diye konuştu.

“Madencilik Dönüşüyor, Siyaset üstü bir yaklaşımla bakılmalı”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Şeref Kalaycı, hayatımızın her alanında madenlerin yer aldığını ve bu sebeple madenciliğe muhalefet etmek yerine siyaset üstü bir yaklaşımla bakılması gerektiğine vurgu yaparak sözlerine başladı. 

Yanlış bilgilendirmeler sebebiyle madenciliğe önyargılı davranıldığını belirten Kalaycı, öncelikli görevin kamuoyunu doğru bilgilendirmek olduğunu ifade etti. Madencilikte sağlanan başarının cari açığı doğrudan etkilediğini belirten Kalaycı; “Üretim ve ihracat odaklı büyüme modeline geçtiğimiz bu günlerde ürettiğimiz her maden ve her cevher daha çok gelir, refah ve daha az cari açık demektir” dedi.

Madencilik tarihindeki temel parametrelerin değiştiğini belirten Kalaycı, önceden süre gelen maden rezervinin tespiti ve uygun teknoloji ile çıkarılması parametresinin ‘Sürdürülebilir Çevre’ ve ‘Enerji Dönüşümü Parametresi’ne dönüştüğüne dikkati çekti. Madenciliğe olan bakış açısının değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Kalaycı; “Günümüzde madencilik yaparken öne çıkan konulardan birisi sosyal onaydır. Madenci; gerekli iznimi aldım, çevre benim işim değildir asla dememelidir. Korkunun, karşı çıkmanın temelinde iletişimsizlik yatar. Bu sebeple madenciler iletişime her zamankinden daha fazla önem vermelidir” ifadelerini kullandı.

Madencilerin dikkate almaları gereken diğer parametrenin enerji dönüşümü olduğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı, ‘Paris İklim Anlaşması ve Sıfır Karbon Emisyonu’ başlıklarının madenciliğin her aşamasını etkilediğini ve yeşil enerjinin her zamankinden daha çok öne çıktığını sözlerine ekledi.

“Sürdürülebilir madenciliği tesis etmek üzere çalışmaktayız”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı destekleriyle gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Madencilik ve Çevre Çalıştayı” programına destek veren başta kamu kurum ve kuruluşlarına, sivil toplum kuruluşlarına, özel sektör şirketlerine ve onların çok değerli temsilcilerine teşekkürlerini sunann Mimar ve Mühendisler Grubu Başkanı Bülent Şen, “Organizasyonda desteklerini esirgemeyen başta ana sponsorlarımız olmak üzere bütün sponsorlarımıza teşekkür ederiz. Bu çalıştayımızın, kamu ve özel sektöre ve nihayetinde ülkemize fayda sağlamasına vesile olmasını temenni ederken, organizasyonda yer alan tüm çalışma arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bu çalıştaydaki amacımız, ülkemiz madenciliğindeki ilerlemeleri analiz ederek, ön görülen regülasyonlar ve teşvikleri duyurmak, sektörün tüm taleplerini paydaşlara ileterek sürdürülebilir madenciliği tesis etmektir” diyerek sözlerini noktaladı.

Sürdürülebilir Madencilik ve Çevre Çalıştayı’nın ilk gününde T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sn. Prof. Dr. Şeref Kalaycı moderatörlüğünde “Ülkemizin Maden Potansiyeli ve Değerlendirme Stratejileri” panelinde TÜPRAG Yönetim Kurulu Başkanı ve Altın Madencileri Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, ETKB Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Genel Müdürü Cevat Genç, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Aydın Dinçer ile birlikte Nurol Holding Madencilik ve Kamu Özel İşbirliği Projeleri Proje Finansmanından Sorumlu CFO ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Kamahlı değerli öngörü, tecrübe, bilgi, analiz ve araştırma sonuçlarını katılımcılarla paylaştılar. 

You may also like

Leave a Comment