Reklam
Vakıf Katılım900
Tarih : 2026-10-26 11:54:40

Şahin: Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?

Gökler’deki tarım arazilerinin sanayi alanına dönüştürülmesinin yüzlerce ailenin geçimini etkileyebileceğini belirten Şahin, ÇED sürecine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilerde yaklaşık 441 hektarlık alanda 220 tesis öngörüldüğünü, OSBÜK kayıtlarında ise alanın 446 hektar ve toplam parsel sayısının 267 olarak yer aldığını aktardı. Kayıtlarda sürecin “kamulaştırma yapılıyor” şeklinde göründüğünü belirten Şahin, Gökler’in neden seçildiğinin ve tarımsal niteliği daha düşük alternatif alanların hangi gerekçelerle elendiğinin açıklanması gerektiğini ifade etti.

Çiftçilerin artan üretim maliyetleri nedeniyle zorlandığını vurgulayan Şahin, “Çiftçi zaten mazotun, gübrenin, elektriğin ve yemin altında eziliyor. Ürettiğinde maliyetini karşılayamıyor, sattığında emeğinin karşılığını alamıyor. Şimdi de yıllardır ekmeğini çıkardığı toprağın geleceği için kaygılanıyor. Çiftçiye vere vere borç verdiniz, ala ala şimdi toprağına mı sıra geldi?” sözleriyle projeye tepki gösterdi.

Projenin çevreye, su kaynaklarına ve tarımsal üretime etkilerine ilişkin kaygıların giderilmesi gerektiğini savunan Şahin, ÇED olumlu kararına rağmen bölgedeki endişelerin sürdüğünü belirtti. Ayaş’ın tarımsal üretimiyle öne çıkan bir ilçe olduğunu ifade eden Şahin, domates, kiraz ve dut üretiminin devam ettiği bölgede yüzlerce tesislik sanayi alanının planlandığını kaydetti. Şahin, “Fabrikayı başka yere kurabilirsiniz, toprağı başka yere taşıyamazsınız.” diyerek tarım arazilerinin korunmasının önemine dikkati çekti.

Proje sahasının Tatlar Mahallesi’ne yaklaşık 875 metre, Ankara Çayı’na yaklaşık 1 kilometre ve Gökler Mahallesi’ne yaklaşık 3,5 kilometre mesafede bulunduğunu belirten Şahin, yüzlerce tesisin kurulmasının tarım, su kaynakları, çevre ve bölgedeki üretim üzerindeki etkilerinin bütün yönleriyle değerlendirilmesini istedi. Ayrıca, 267 parselin ne kadarında fiilen tarımsal üretim yapıldığının ve kamulaştırmadan kaç malik ile çiftçinin etkileneceğinin açıklanması çağrısında bulundu.

Kamulaştırma yetkisinin Anayasa’nın 46’ncı maddesi kapsamında kamu yararı esasına dayandığını hatırlatan Şahin, yer seçimi sürecinde değerlendirilen alanların, Gökler’in tercih edilme gerekçelerinin ve diğer seçeneklerin neden elendiğinin kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Resmî toprak etütleri, arazi sınıfları ve tarım dışı kullanım kararlarının dayanaklarının açıklanması gerektiğini belirten Şahin, bölge sakinlerinin itirazlarının da karar sürecinde dikkate alınmasını istedi.

Sanayi yatırımlarıyla tarımsal üretimin korunmasının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “Sanayiye yer ararken çiftçiyi yersiz yurtsuz bırakmayın!” dedi. Süreç ilerlemeden bütün teknik raporların açıklanması, kamulaştırmadan etkilenecek mülkiyet yapısının ortaya konulması ve tarımsal üretime daha az zarar verecek alternatif alanların yeniden değerlendirilmesi çağrısı yapan Şahin, “Geri dönüşüm yapacağız diye Ayaş’ın toprağını, çiftçinin geleceğini öğütmeyin!” ifadelerini kullandı.

 

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 AZBR Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.